İki kardeş, Hanif ve Isti, yaşlı ve hastalanan amcalarının bulunduğu çocukluk evine dönerler. Amcaları ‑ adı Pakde Khair ‑ ölüm eşindedir. Ancak amca ölmeden önce, ve hatta öldükten sonra bile, birkaç kez dirilme gibi tuhaf hâller sergiler. Evin ve çevresinin cadılık ve ritüelsellik ile dolu bir geçmişi vardır: “Puasa Sorop” adı verilen eski bir oruç ritüeli, mezar toprağıyla beslenme gibi korkutucu uygulamalar içerir. Kardeşler evde kalıp bu karanlık sırları çözmeye çalışırken, evin içindeki ve dışındaki doğaüstü varlıkların saldırıları başlar. İşi sadece hayalet‑görünmeler değil, geçmişle, aile sırrıyla ve kendi çocukluk anılarıyla yüzleşmeye kadar götürür.